
- DomuzGribi.net
Türkan Gizer Aile Sağlığı Merkezi Başhekimi Dr. Halit Çabuk, kronik rahatsızlığı bulunanların domuz gribine karşı daha duyarlı olması gerektiğini söyledi.
Adana’da Kozan Sisliler DerneÄŸi’nde domuz gribi hakkında seminer verildi.
Dr. Halit Çabuk’un sunumundan önce kısa bir konuÅŸma yapan Dernek BaÅŸkanı Prof. Dr. Adem Ersoy, sık sık etkinlik yapmak yerine daha faydalı ve etkin faaliyetlerde bulunmaya çalıştıklarını söyledi.
Türkan Gizer Aile Sağlığı Merkezi Başhekimi Dr. Halit Çabuk, domuz gribinden öldü denilen insanların çoğunun aslında akciğer yetmezliğinden kaybedildiğini anlattı.
Dr. Çabuk, “Kalp, tansiyon, ÅŸeker ve akciÄŸer yetmezliÄŸi gibi kronik rahatsızlığı olanlar domuz gribine karşı daha duyarlı olmalı. Domuz gribinden öldü diye duyurulan vatandaÅŸlarımızın büyük çoÄŸunluÄŸunu aslında kalp ve akciÄŸer yetmezliÄŸinden kaybediyoruz.” dedi.
Özellikle kalabalık alanlarda öksürürken veya hapşırırken dikkatli olunması gerektiÄŸini belirten Dr. Halit Çabuk, “Virüs, öksürük, hapşırık, kan ve idrar gibi sıvılardan bulaşıyor. Virüs yemeklerden geçmiyor. Onun için öksürürken veya aksırırken mutlaka bir mendille, yoksa avcumuzla aÄŸzımızı kapatmalıyız. Daha sonar mendili mutlaka çöpe atmalıyız ve elimizi de en az 30 saniye kadar sabunlu su ile yıkamalıyız. Ayrıca millet olarak sıkça yaptığımız sarılma, öpüşme, tokalaÅŸma gibi eylemlerle de virüs kiÅŸiden kiÅŸiye geçmekte.” diyerek dinleyenleri uyardı.
Hastalığın ilk 3 gününün çok önemli olduÄŸunu dile getiren Dr. Çabuk, “İlk 3 günde hastada 38 derecenin üzerinde ateÅŸ olur. AteÅŸli olduÄŸu süre içerisinde bulaşıcılık sürer. Virüs sert yüzeylerde 48 saat, elbise gibi eÅŸyalarımızda ise 8-12 saat yaÅŸayabilmekte. Sevindirici bir durum ise virüsün alkol, deterjan, hipo gibi kimyasallarla ölüyor olması. Onun için mutlaka evinizde ve iÅŸyerinizdeki kapı kollarını, masa, tezgah ve çocuklarınızın oyuncakları gibi sert yüzeye sahip bölgeleri deterjanlı su ile sık sık siliniz. Hasta veya kullandığı eÅŸya ile temas sonrası mutlaka elinizi sabunla yıkayınız. Virüsten korunmak için saÄŸlıklı beslenin, istirahat edin, hasta ile temas etmekten kaçının ve mutlaka maskenizi takın.” dedi.
Virüse yakalanıldığında, en geç 48 saat içerisinde tedaviye baÅŸlanılması gerektiÄŸini de ifade eden Dr. Çabuk, “Virüsün ilk 48 saati çok önemli. Bu süre zarfında mutlaka tedaviye baÅŸlanılmalı. Tedavi süresi 5 gün. Yumurtaya karşı alerjisi olan çocuklarınızı da aşı yaptırmayın. Ayrıca 18 yaşın altındakilere domuz gribine yakalandığında kesinlikle aspirin vermeyin. Sizi hekim ve hemÅŸehriniz olarak uyarıyorum. Aralık ayı içerisinde mutlaka aşınızı yaptırın. Çünkü aralık ayı sonunda saÄŸlık ocaklarındaki aşılar geri toplanacak. Sonrasında isteseniz de aşı bulamazsınız.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Dr. Halit Çabuk’un sunumunu dikkatle dinleyen Hayriye Özgüner adlı vatandaÅŸ ise kafalarının çok karıştığını söyledi. Özgüner, “SaÄŸlık Bakanı ‘olun’ derken BaÅŸbakan ‘ben olmam’ diyor. BaÅŸbakan olmuyorsa biz neden olalım? BaÅŸbakan aşı olursa kafamızdaki soru iÅŸaretleri de gider.” diyerek aşı olmakla olmamak arasında gidip geldiÄŸini belirtti.
Sunumu dinleyenlerin çoÄŸunluÄŸunun eÄŸitim seviyesinin düşük olduÄŸunu dile getiren Fikret Öztürk adlı vatandaÅŸ ise, “Madem aşı bu kadar önemli neden bütün okullarda aydınlatıcı bilgiler verilmiyor. Dört çocuÄŸum var. Daha önce aşıyı kesinlikle yaptırmak istemiyordum. Ama, bende hemÅŸehrimiz Dr. Halit Çabuk’un verdiÄŸi bilgiler karşısında ‘aşı olmalıyım’ kanaati oluÅŸtu. Yine de içimde bir korku var. SaÄŸlık Bakanına güvenmediÄŸim için aşı yaptırmayabilirim de.” diyerek ikilem içerisinde olduÄŸunu söyledi.
Sunumdan önce dernek yönetimi üyelerine maske dağıttı. Dr. Haluk Çabuk da sunum sonrasında maskelerin takılmasını uygulamalı olarak göstererek, hangi durumlarda kullanılması gerektiği yönünde bilgiler verdi.