Domuz gribi salgını bitti

DomuzGribi.net

DomuzGribi.net

Dünya Sağlık Örgütü, domuz gribi salgının sona erdiğini açıkladı.

Dünya Sağlık Örgütü, domuz gribi salgının sona erdiğini açıkladı. Dünya Sağlık Örgütü’nün resmi internet sitesinden yaptığı açıklamaya göre salgın sonrası dönemle birlikte normal grip vakalarının arttığına ve domuz gribi vakalarının da yerelleşmeye başladığına dikkat çekildi.

Dünya nüfusunun, yapılan aşılarla domuz gribine karşı bağışıklık kazandığı ifade edilen açıklamada, bu bilgilerin Domuz gribi Güvenlik Komitesi tarafından verildiği ifade edildi.

Domuz gribinin mutasyona uğradığının altının çizildiği açıklamada, bu hastalığın tamamen yok olmadığı belirtildi.

Stoklarda bulunan H1N1 grip aşılarının salgına yol açan eski virüse karşı halen etkili olduğunu vurgulayan Chan, bu aşıların risk grubundaki kişileri hastalıktan korumak için kullanılması gerektiğine dikkati çekti.

DSÖ’den geçen hafta yapılan açıklamada, salgının başladığı Nisan 2009′dan beri tüm dünyada en az 18 bin 849 kişinin bu hastalıktan hayatını kaybettiği duyurulmuştu.

WHO’dan domuz gribi savunması

WHO'dan domuz gribi savunması

DomuzGribi.net

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Başkanı Margaret Chan, domuz gribine yol açan H1N1 virüsü salgınının idare ediliş biçimini savundu ve örgütün ilaç laboratuvarlarından etkilendiği iddiasını yalanladı.

Chan, WHO’yu eleştiren İngiliz Tıp Dergisi’ne (BMJ) hitaben mektupla yaptığı açıklamada, “Bir konuyu tam olarak aydınlatmama izin verin. Hiçbir zaman, bir an bile, ticari çıkarlar kararımı (salgın ilan etme) etkilemedi” dedi.

WHO Başkanı, bu kararın, salgın ve virüs bilimi kriterlerine dayandığını belirterek, derginin bazı eleştirilerinin sene başında kurulan değerlendirme komitesi tarafından ele alınacağını da vurguladı.

İlk kez nisanda toplanan komitede 29 uzman bulunuyor. Komitenin, WHO’nun merkezi Cenevre’de 30 Haziran ve 2 Temmuzda tekrar toplanması bekleniyor.

Sonuçların 2011′de açıklanması öngörülüyor.

BMJ, geçen hafta, DSÖ’nün H1N1 salgınını idare sürecine, gizlilik ve çıkar çatışmalarından dolayı “leke sürüldüğünü”, WHO’nun güvenilirliğini yeniden tesis etmek için harekete geçmesi ve Avrupa’nın çıkar çatışmaları konusunda yasal düzenlemeler getirilmesi gerektiğini yazmıştı.

Dergi, aşıların kullanımı konusunda DSÖ’nün tavsiyelerinin, virüs aşısı üreticisi Roche ve GlaxoSmithKline şirketlerinin mütehassıs olarak görevlendirdiği uzmanlar tarafından hazırlandığının anlaşıldığını yazmıştı. BMJ ayrıca, DSÖ’nün salgın ilanıyla domuz gribi aşılarının satın alma kontratlarının yürürlüğe girdiğini ancak bu kontratların daha önce üreticilerle yapıldığını belirtmişti.

WHO’nun geçen yıl domuz gribi hakkında küresel salgın kararı alması, bazılarınca ticari çıkarlarla atılmış bir adım olarak nitelendiriliyor.

Seksomnia Hastalığı

 

DomuzGribi.net

DomuzGribi.net

Araştırmacıların son gözdesi henüz tedavi yolu bulunamayan ‘uykuda seks’ hastalığı seksomnia…

Nedeni ve tedavi yolları henüz bulunamayan ve bir tür uyurgezerlik olan seksomnia ya da uykuda seks, şu sıralar araştırmacıları hayli meşgul ediyor.

New Scientist dergisinin son sayısında yer alan hastalık, ‘Uyku halindeyken cinsel ilişkiye girme ihtiyacı hissetme’ olarak tanımlanıyor. Araştırmalarsa hastaların durumlarından utanmaları ve doktora açıklama yapamamaları nedeniyle ağır ilerliyor.

Hastalık, ilişkileri de olumsuz etkiliyor. Dergiye konuşan hastalardan Lisa Mahoney, ‘Kontrol altına alamadığım bu aptalca durum beni korkutuyor ve uzun vadede ilişkimi bozmasından endişe ediyorum’ diyor. Araştırmacıların büyük kısmına göre seksomnia, uykuyla uyanıklık arasında kalınan uyurgezerliğin bir türü.

Uyanık yapılan sekse tercih eden var

Araştırmacı Nik Trajanovic, yetişkinlerde uyurgezerliğin yüzde 2-4 oranında görüldüğünü, seksomnia’nın bu derece yaygın olmadığını açıklıyor. Ancak 2005′te yapılan bir internet araştırmasına göre seksomnia, tıbbi raporlarda belirlenenden daha yaygın bir rahatsızlık.İrade dışı; uykuda orgazmlar özellikle erkeklerde hemen her zaman cinsel rüyalarla birlikte gerçekleşiyor. Uyku sırasında günlük çekingenliklerimiz ve öğrenilmiş denetimlerimiz, çok daha az etkin olduğundan birçok bilinçaltı dileklerimiz zararsız, simgesel biçimde rüya olarak ortaya çıkarlar.

• Bilinçli yasaklamaların etkisinin azalması, çoğu kimsenin, özellikle kadınların, uykuda çok daha hızlı orgazma gelmelerini de açıklar.

• Bugün genellikle uykuda orgazmın gerekli ve sağlıklı olduğu hatta cinsel perhiz durumlarında “doğal” bir ikame yolu oluşturduğu düşünülüyor.

• Yapılan araştırmalar bunun doğru olmadığını gösteriyor. Bu araştırma sonuçlarına göre; örneğin haftada birkaç kez cinsel birleşmeyle orgazma gelme olanağından yoksun kalan bir kadının uykusunda yaşadığı orgazm sayısı, yılda ancak birkaç kezlik bir artış gösterdi.

• Oysa bazı kadınların uykuda orgazm sayıları, cinsel birleşmede orgazmlarının artmasıyla oranlı olarak artış göstermiş. Yani aslında, uykuda orgazm insan vücudunun doğal bir işlevi olup, bilinçli cinsel eylemin ikamesi değil.

Uyku uzmanı Mark Pressman’a göre, hastalık zaten sıklıkla çiftler arasında görülüyor. Pressman, “Bazen nefret ediyor, bazense tolere edebiliyorlar. Bazı ender rastlanan örneklerdeyse bunu uyanıkken yapılan sekse tercih ettiklerini görüyoruz” diyor.

Domuz gribinden son haber!

DomuzGribi.net

DomuzGribi.net

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Türkiye’de yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği domuz gribi hastalığının bittiğini anlatarak, “Domuz gribi salgını artık Türkiye’de yatışmış durumdadır” diye konuştu.

Bakan Akdağ, Etap Altınel Oteli’nde ”Sağlığın Teşviki ve Geliştirilmesi Çalıştayı”na katıldı. Açılış öncesi gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Türkiye’de yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği domuz gribi olayları ile ilgili soruya, “Domuz giribi bir salgın olarak yayılmasının ardından yavaşlamıştır. Gündemimizden çıktığını söyleyebiliriz. Alevli dönemi geçirdik, yaşadık. Artık salgın Türkiye’de yatışmış durumdadır. İkinci bir dalga olurmu bilemem, bilim adamlarımız dünyada olduğu gibi izliyorlar” diye konuştu.

Sağlık Bakanı Akdağ, kamuoyunda kalp krizine neden olduğu iddiası ile gündeme gelen Avandia isimli ilaçla ilgili tartışmalara açıklık getirdi. Akdağ, bu ilacın Türkiye’de yasaklanmadığına dikkat çekerek, şöyle devam etti:

“Söz konusu ilaç hakkında 2007 yılından bu yana takip ediyoruz. 2008 yılında da ilacın reçete bilgilerine ilave ettirmişiz. Kalp hastalığı olanlar hakkında ilacın kullanımının doğru olmadığını doktorlarımıza bildirmişiz. Aralık ayında doktorlara bir mektupla bilgi vermişiz. Şeker hastalığı ve diyabet hastalığı için kullanılan ilaçların yetersiz kaldığı durumlarda dirençsiz hastalarda kullanılan ilaç grubundaki bir ilaçdır. Her hasta için kullanılması söz konusu değil. Türkiye’de çok sayıda diyabet hastası var ve çok sayıda diyabet ilacı konuşuluyor. İlgili kurumlarımız piyasadan çekme ile ilgili bir karar almış değiller. Kullanımı ile ilgili kısıtlamalar var. İlacın yan etkilerini de takip ediyoruz. Yan etkilerin takibi konusunda hastaya rastlanan doktorumuz yok”.

‘BALIKESİR’DE HASTANE İHMALİ OLMADI’

Balıkesir’de yaşanan gruzi patlamasından dolayı hastaneler yardımcı olmadığı yönünde eleştireler oldu?’ sorusuna Bakan Akdağ, “Patlamanın olduğu bölge bir ilçemize yakın. Büyük olaylarda bir ilçe hastanesi işin büyük kısmını üstlenemez. Ambulanslarımız süratla olay yerine intikal etti. Yoğun yanık bakımının yapılabileceği hastanelere nakledildi. Türkiye’de son yıllarda yoğun yanık bakımı ile ilgili gelişmeler oldu. Eskiden bu tarz kazalar olduğu zaman yaralılara yatak bulunamazdı. Böyle bir durumla karşılaşmıyoruz, yaralılarımız yoğun bakımlara nakledilmişlerdir” dedi.

Hamile öğretmen adayı domuz gribinden öldü

DomuzGribi.net

DomuzGribi.net

Çanakkale’de başağrısı ve kusma şikâyetiyle, 20 gün önce hastaneye götürülen sekiz aylık hamile fizik öğretmeni adayı Elvan Demirsöz’ün (28) domuz gribi olduğu belirlendi.

Durumu sürekli kötüye giden Demirsöz’ün vücut direncinin artması için bebeği dört gün önce sezaryenle alındı. Erkek bebek, iki gün kuvözde tutulduktan sonra aileye teslim edildi. Bebeğinin fotoğraflarını, sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta yayınlayan çimento fabrikası işçisi Serdar Demirsöz (29), doğum gününde bir yıllık eşinin ölüm haberini aldı. Elvan Demirsöz dün toprağa verildi.

Domuz gribi nasıl öldürüyor?

DomuzGribi.net

DomuzGribi.net

Brezilyalı bilim insanları domuz gribine yakalanan bazı insanların niçin öldüklerini öğrenmek için yirmi bir kurban üzerinde otopsi yaptılar.

Hastaların tümü akciğerlerinde meydana gelen bozukluklar yüzünden yaşamını yitirdiyse de grip üç farklı şekilde seyrediyor diyor uzmanlar.

Mesela kalp ve kanser hastaları yaşamlarını çoğunlukla bakterilere bağlı ikinci bir enfeksiyon yüzünden yaşamını yitirmişler. Bu nedenle bu tür hastalıklara sahip insanların antiviral terapiye ek olarak antibakteriyel tedavi de görmeleri gerekiyor. American Journal of Respiratory and Critical Care Medicine dergisinde “Lung Pathology in Fatal Novel Human influenza A-H1N1 Infection” başlığıyla yayımlanan araştırmayı yöneten bilim insanı Thais Mauad, ayrıca suni solunum da önermekte. Daha önceki araştırmalarla da ölümcül enfeksiyona yakalanan hastalarda solunum zorluğu yaşanırken, diğer domuz gribi hastalarında en belirgin semptomların ateş, öksürük ve kas ağrıları olduğu anlaşılmıştı. Mauad ve ekibi yaşları 1 ila 68 arasında değişen 21 kurbanda otopsi gerçekleştirmiş. Bunlardan 16’sında kalp veya kanser gibi hastalıklar vardı. Akciğer dokusunun incelenmesi sırasında üç farklı histolojik bulgu ortaya çıkmış: 1- Alveollerin önemli ölçüde zarar görmesi 2- İltihaplı dokunun ölmesi 3- Bronşlarda kanama. Ayrıca bazı hastaların akciğerlerinde aşırı miktarda sitokin salgılanmış. Bu proteinler bağışıklık sisteminin aşırı derecede reaksiyon gösterdiğine dair bir işarettir. Bu reaksiyon enfeksiyon sürecinin ölümcül olarak seyretmesinde katkıda bulunmakta. Aynı gelişme kuş gribi veya Sars gibi ağır hastalık süreçlerinde de görülmekte ki uzmanlar bunu “sitokin saldırısı” olarak isimlendiriyorlar. Kurbanın bağışıklık sistemi hastalık etkenlerine karşı aşırı reaksiyon göstererek, yaşamı tehdit eden akciğer bozukluklarına yol açmakta.

Domuz Gribi Fren Yaptı

DomuzGribi.net
DomuzGribi.net

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve uzmanlara göre H1N1 aktivitesi dünyanın büyük bir kısmında düşüyor.

Hastanelere ise daha az vaka geliyor. DSÖ’den yapılan son açıklamada virüsün Kuzey yarımkürede 6 hafta önce pik yaptığı ve ABD ile Kanada’da ciddi bir düşüşe geçtiği belirtilri. Virüsün ABD’de belirlenen ulusal taban çizgisi seviyesine yaklaştığı, Kanada’da ise bu seviyenin altına indiği bilgisi verildi. Dünya Sağlık Örgütü Küresel Grip Programı Pandemi Hazırlık Koordinatörü Prof. Dr. Hande Harmancı yaşanan son durumu Vatan gazetesine şöyle değerlendirdi:

“Kuzey ve Güney Amerika ile Batı Avrupa’da vaka sayıları düşüyor. Doğu Avrupa, Orta Asya ve Güneydoğu Asya’da ise bir artış eğilimi var. Kuzey yarımküre yaza girdiği için vaka sayısı azaldı. Şu anda dünyanın bu bölümünde durum oldukça sakin. Türkiye şimdilik artış dalgasının içinde. Ancak Türkiye aşılamaya ilk başlayan ülkelerden biri olarak gerek kişisel önlemlerde gerek planlama, programlama ve aşıya sahip olma açısından becerikli davranan ülkeler arasında. Hala dünyada daha 95 ülke insanlarına uygulayabilmek için DSÖ’den aşı bekliyor.

” Pandemi öncesinde hesaplarını daha yüksek atak hızına sahip ve daha öldürücü bir virüse göre yaptıklarını hatırlatan Harmancı şöyle devam etti:

Şu anda karşımızda ilk hesaplarımızdan daha düşük atak hızına ve öldürücülüğe sahip bir pandemi var. Bütün ülkelerin planlarını yeniden gözden geçirmesi gerekiyor. Virüsün ilk ortaya çıktığı Meksika’da çok yüksek öldürücülüğü varken Amerika ve Avrupa’ya yayıldıkça ölüm hızı düştü. Ülkemizde de hala çok az kişi aşı oldu. Önümüzdeki 3-4 yıl daha domuz gribi karşımıza çıkacak.”

“ENDİŞE EDECEK DURUM YOK”

Şu ana kadar 100 milyon civarında aşı yapıldığını belirten Harmancı, virüsün mutasyonu ve aşının yan etkileriyle ilgili gelişmeleri şöyle özetledi:

 “H1N1’in mutasyonlarını DSÖ laboratuarlarında izliyoruz. Şu anda korkulacak bir değişim yok. Dirençli virüslerle karşılaştık. Dünyanın çeşitli ülkelerinden toplanan 10 binin üstünde virüs tek tek incelendi. Bunların arasından sadece yaklaşık yüz virüste Oseltamivir yani Tamiflu direnci gördük. Bu virüsler genetik yapılarında oluşan kısmi bir mutasyon sonucu ilaçlara direnç kazanmış. Ancak bu virüslerin insandan insana yayılmadığını görüyoruz. Bu vakaları eldeki ilaçlarla tedavi etmeye çalışacağız. Bugüne kadar 100 milyon doz aşıda hiç bir beklenmedik yan etki yok. Hiçbir şekilde endişeye mahal verecek bir bulguyla karşılaşmadık.”

HASTANELERE BAŞVURU AZALDI

TÜRKİYE Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlığı Derneği Başkanı Prof. Dr. Gaye Usluer, salgının kontrol altına alınması için aşılanma düzeyinin hızla artırılması gerektiğini söyledi:

“Domuz gribi nedeniyle hastanelere başvuru sayısında büyük oranda azalma var. Türkiye’de yaklaşık 2 milyon kişi aşı yaptırdı. Dünyada aşı yaptıran 200 milyon kişiden 80’inde ciddi yan etki bildirimi oldu. Ancak şu ana kadar aşıyla ilişkilendirilmiş ölüm yok. Ölen kişilerin otopsilerinde aşıyla ilgili bulguya rastlanmadı. Enfeksiyonun sıklıkla görüldüğü çocukların ve gebelerin aşılanması çok önemli. Türkiye’de geçen haftaya göre ölüm hızında düşüş olmadı.

İlaca yanıt vermeyen domuz gribi!

DomuzGribi.net

DomuzGribi.net

Almanya’da domuz gribinin tedavisinde kullanılan Tamiflu adlı ilaca yanıt vermeyen ilk domuz gribi vakası tespit edildi.

Munster Üniversite Hastanesi’nden yapılan açıklamada, virüsün ilaca dirençli hale geldiği bildirildi.

Deutsche Welle’nin haberine göre, Munster Üniversitesi Hastanesi yetkilileri, domuz gribi teşhisiyle hastaneye kaldırılan bir hastaya uygulanan terapi kapsamında hastaya verilen tamiflu ilacının hiçbir etki yaratmadığının belirlendiğini söyledi.

Yapılan açıklamada Tamiflu’nun herhangi bir etkiye sebep olmamasının, virüsün ilaca karşı duyarlılık kazandığının bir işareti olduğu belirtildi.

Mikrobiyoloji uzmanları inceleme sonucunda virüsün, şu an domuz gribi tedavisi için kullanılan ilaçlara kısa sürede dirençli hale geldiğini tespit ettiklerini belirtti.

Uzmanlara göre, söz konusu virüsün gelecekte nasıl bir değişim göstereceği henüz bilinmiyor.

Domuz gribiyle biten yaşamlar

DomuzGribi.net

DomuzGribi.net

415 ölü sayısı, 415 ayrı hikayeyi barındırıyor…

2009’un mart ayında Meksika’da insanlarda hastalık yapan yepyeni bir virüs ortaya çıktı. Domuzlarda oluşan virüslere çok benzediği için adı da hazırdı: Domuz gribi. Meksika dalgası gibi hızla tüm dünyaya yayılan griple ilgili olarak Dünya Sağlık Örgütü alarm zillerini çalmaya başlamış; tıp dünyası ayağa kalkmıştı. Yüksek ateş, öksürük, baş, vücut ve boğaz ağrısı, aşırı yorgunluk gibi belirtileriyle mevsimsel gripten farksızdı. Ama adı bile tüyleri diken diken ediyordu. Türkiye’de ilk domuz gribi vakasının kesinleşmesi ise televizyonlarda ‘son dakika’ anonsuyla duyurulmuş, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 16 Mayıs’ta, ABD’den Irak’a gitmek üzere İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan Türkiye’ye giriş yapan bir kişide domuz gribi virüsü belirlendiğini açıklamıştı. 24 Ekim’de de Türkiye’de domuz gribine bağlı ilk ölüm gerçekleşti. İşte o tarihten bu yana Sağlık Bakanlığı domuz gribi nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısını açıklıyor. 1, 5, 10, 100 derken sayı 415’e kadar yükseldi. 415! Kolayca söyleniyor, yazılıyor. Bu satırlar yazılırken de rakam sürekli artıyor. 415 sayısı, 415 ayrı hikâyeyi barındırıyor. 415 yaşamın sona erdiğini, geride yüzlerce yetimin, öksüzün kaldığını, hayatının baharında can veren insanların, geride bıraktıklarının acı ve gözyaşlarını haykırıyor.

BÜLENT GÜNAL – GAZETE HABERTÜRK – YAZI DİZİSİ 1

Doğumdan 12 gün sonra domuz gribinden öldü

MELİHA Mert, daha 38 yaşındaydı… Adapazarlı Meliha Mert, bir erkek çocuk dünyaya getirdikten 12 gün sonra domuz gribinden öldüğünde geride gözü yaşlı bir eş ve iki öksüz yavru bıraktı. Kenan Mert bir yandan eşinin yasını tutuyor, diğer taraftan da 7 yaşında bir kız ile bir aylık bile olmayan, annesinin kokusuna hasret bir bebeğe bakmaya çalışıyor. 32 yıllık aşçı Kenan Mert, 8 yıllık eşini kaybettiğine hâlâ inanamıyor: “Evlendikten bir yıl sonra kızımız dünyaya geldi; Hazal. Meliha, ikinci çocuğumuza hamile kaldığında, doktor ‘Bir oğlunuz olacak’ dediğinde eşimin sevinç gözyaşlarını unutamam.’’

‘BU KADAR MI HIZLI İLERLER?’

Kenan Mert, oğullarının adını eşinin koyduğunu söyledi: “‘Mehmet Arda olsun’ dedi. Hamileliğine kısa bir süre kala ince bir öksürük başladı Meliha’da. Doktora gittik, çok önemsemedi. Bir iki ilaç yazdı, eve gönderdi. Hastalığı fazla ilerlemedi. Zaten iki hafta sonra doğum yaptı. Eve çıktık, öksürük yine baş gösterdi. Bu kez daha şiddetliydi. Öksürük bazen öyle artıyordu ki, nefes alamıyor, yüzü morarıyordu. Hastaneye gittik, röntgeni çekildi, tahliller yapıldı. Birkaç saat sonra da yoğun bakıma aldılar. Neler olduğunu anlayamıyorduk. Bir hastalık bu kadar mı hızlı ilerler? Yanına kimseyi almadılar. Sadece bir kez yoğun bakıma girdim, hemşire ‘Konuş onunla’ dedi. ‘Sana cevap veremez ama seni duyar.’ ‘Bunu da atlatacağız Meliha’ dedim. ‘Bak 2 yavrun da evde seni bekliyor. Bunlar da geçecek, toparla kendini.’’’

OĞLUNU BİR KEZ EMZİREBİLDİ

Meliha Mert’in durumu giderek ağırlaşmıştı. Ankara’ya gönderilen numunelerde H1N1 sonuçları pozitif çıkmıştı. Kenan Mert, “Eşimi domuz gribi olduğunu öğrendikten 1 gün sonra kaybettik’’ dedi, sonra da devam etti: “8 gün yoğun bakımda kalmıştı. Elimizden hiçbir şey gelmedi. Oğlumuzu sadece 1 kez emzirebilmişti. Oğlunun kokusuna doyamadan gitti. Ben annemi 2.5 yaşında kaybetmiştim. Anneye hasret büyüdüm. Meğer çocuklarımın da kaderi benimkiyle aynıymış. 1 Aralık doğum günümdü. 2 Aralık evlilik yıldönümümüz. Meliha’yı evlilik yıldönümümüzde kaybettim.”

‘AŞI OLSAYDI, ACABA HAYATTA OLUR MUYDU?’

 Engin Demirdal, 18 yıllık hayat arkadaşını kaybettiği an kızını aradığını söylüyor: “Saat 19.15’te öldü. 3 gün içinde ne olduğunu anlayamadan 18 yıllık hayat arkadaşımı kaybetmiştim. Kızımı aradım. En büyük şansım kızımın 17 yaşında olmasıydı. Metanetli davrandı. Şimdi baba kız birbirimize omuz verdik, ayakta durmaya çalışıyoruz.’’ Demirdal’ın aklındaki soru ise domuz gribi aşısıyla ilgili: “Herkes o kadar farklı şeyler söyledi ki, ne yapacağımızı bilemedik. Ben de kızım da aşı olmadık. Hep yan etkilerinden endişe ettim. Ama insan kendine soramadan edemiyor, eşim aşı olsaydı bugün hayatta olur muydu? Bilemiyorum.’’

‘Eli ellerimdeyken kalbi duruverdi’

Engin Demirdal, 18 yıllık eşi ‘Sevda’sını bayramın ikinci günü kaybetti. “Bu yıl bayram bizim evimize uğramadı’’ diyen Demirdal, her şeyin bu kadar hızlı gelişmesi karşısında hâlâ şaşkın.

MANİSA Turgutlu’da tarım marketi sahibi Engin Demirdal, Kurban Bayramı’nın ikinci günü 18 yıllık eşi Sevda Demirdal’ı (42) domuz gribi nedeniyle kaybetti. Demirdal sözlerine, “Bayram bu yıl bizim evimize hiç uğramadı’’ diye başladı, sonra da olanları şöyle anlattı: “Mutlu bir evliliğimiz vardı. 17 yaşında Doğa adlı bir de kızımız. Eşim Osmanlı takıları üzerine eğitim almıştı, Turgutlu’da bir bijuteri dükkânı vardı. Her şey güzel giderken, kâbus, kuru bir öksürükle başladı. Devlet hastanesine gittik, doktor sırtını dinledi, bir iki ilaç yazdı. Ama hiçbir ilaç fayda etmedi. Öksürüğü daha da şiddetlendi. Kusma da başladı. Arife sabahı erkenden, İzmir’deki Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne gittik.’’

SON KEZ…

Demirdal sözlerini şöyle sürdürdü: Doktorlar hemen yatış verdi. İlaç tedavisi başlamıştı. İlaçlar ayda etmiyordu. İshal de aşlamıştı. Üstüne üstlük nefes almakta da çok zorlanıyordu. Nefes alabilsin diye oksijen vermeye başladılar. Ellerim Sevda’mın ellerindeyken kalbi durdu. Doktorlar kalp masajı yaptı. 10 dakika sonra kalbi tekrar atmaya başladı. Ancak eşimin kalbi yoğun bakıma götürülürken bir kez daha durdu… Bu, onu son görüşüm oldu.’’ Engin Demirdal, Çeşme’de yaptırdıkları ve her şeyiyle eşinin ilgilendiği yazlıkta birlikte vakit geçirememelerine üzülüyor.

Domuz gribine karşı Çin ilacı!

DomuzGribi.net

DomuzGribi.net

Tedavide başarılı çıktı!

Domuz gribine karşı ilk geleneksel Çin ilacının araştırma-geliştirme aşamasında bulunduğu duyuruldu.

Çin Uluslararası Radyosu’nun haberine göre, “Cinhuaçingganfang” adındaki geleneksel Çin ilacı, Pekin’deki geleneksel Çin tıbbı ve Batı tıbbı bilimsel araştırma kurulları tarafından geliştirildi.

Pekin Belediyesi, Haziran ayında geleneksel Çin ilaçlarının domuz gribi tedavisindeki etkilerinin araştırılması amacıyla 10 milyon yüen (1,4 milyon ABD Doları) tutarında bütçe oluşturmuştu.

Çinli uzmanlar, hayvanlar üzerinde yapılan deneyler ile domuz gribine yakalanan ve durumu çok ağır olmayan 410 hasta üzerinde yapılan klinik araştırmalar sonucu, “Cinhuaçingganfang” adlı ilacın bu hastalığın tedavisinde başarılı olduğu ve Tamiflu’yla aynı etkiyi gösterdiği sonucuna varıldığını belirtti.

Yeni ilacın ulusal ve uluslararası patent başvurusunun kısa zamanda yapılacağı bildirildi.



Sitede Ara


Search